PsikopatlarSaz Caz RakEdebiyyatVeni Vidi VıdıRopürtajBi Cift Laf EtDerdim VarLink Mink

Eski Bir Defter
Yazan:MieLLeuX ( 19/2/2002 10:47 )

4-5 sene öncesinden, lise günlerimden kalma, şiirlerimi yazdığım bir defteri buldum bugün. Yazdıklarımın bir çoğu şu anda çok saçma gelse de bir kısım şiirlerimi yine de sevdim, paylaşmak istedim...

------------

Ah bu beni kendimden geçiren bulutların rengi,

Sonra bu hava, bu aşk, bu hüzün;

Çakıltaşlarının insana dokunan tekdüzeliği,

Ölünce aşkımı da benimle birlikte gömün...

Şu bulutun su gibi kayışı havada,

Şu tertemiz oluşu bir bakire gibi,

Bir de süzülmesi aşağıya ara sıra,

Yağmur damlalarıyla gözyaşlarımı saklar gibi...

Suyun şırıltısı, rüzgarın sesi, demirin eğilmezliği,

Ah şu çelik rayları yeşil bir kır üzerine perçinleyen,

Şu aşkımın yanışıyla beraber,

Ufukta yer ile göğün birbirine karışması gibi...

***************

Bu karanlık değil yaşam,

Bu siyahlık değil, acılar değil;

Aşkın yaşam, aşkım yaşam, kalbim yaşam;

Bu deli gibi koşan insanlar değil...

Deniz değil beni bu hallere yeni yeni düşüren

Sen de değilsin

Aşk da değil

Bir ben varım yeni olan, kendimden geçen, geçiren...

Şu çocuğun koşması mı yaşam,

Şu rüzgarın esmesi mi,

Şu bir damla yaşın düşmesi mi,

Sessiz, hareketsiz, içimden ve derin...

***************

Ne bu aşk, ne de savaş, ne yaşam beni uçuran

Kendimi kendimim bir tek, uzaklara kaçıran

Biz insanların acizliği karşısında doğanın,

Asıl sonsuz aşkla Adem'i kendinden geçiren

***************

Bir toprağın kokusunda ararım bu mükemmelliği,

Bir sudaki yansımada, bir de yüzünde

Bu derenin nehir gibi akışı,

Trenle hızla geçişimiz şu köprüden

Ağaçların çiçek açan tomurcukları

Bir de aşkın be yavrum, bu kadar güzel...

***************

Bu mavi-yeşil renkler beni bu hale düşürdü

Denizin rengi, gökyüzünün rengi, benim rengim

Bu aşk beni bu yollardan aşırdı,

Sevdiysem zorla değil, kendim istedim kendim...

***************

Bazı şeylerin sebebi yoktur,

Bazılarınınki aşktır,

Diğerlerinin sebepleri ise normal mazeretler zaten...

Ay ışığının kuvvetli olup da odamı maviye boyadığı gecelerde,

Ben her geceki gibi kısık sesle dinlemem radyomu,

Daha cömert davranırım kulaklarıma...

Odamın duvarları o karanlık ışıkla aydınlanmışken

Zaten sessiz dinlemek de olmaz ki...

Bakın, mesela bu davranışım,

Tamamen ve tamamen sebebi olmayan şeylerden...

Bu şiiri yazışım ise aşktan ötürü;

Diğerlerinin sebepleri ise normal mazeretler zaten...

----

Bir radyom vardı gençlik gecelerimde bana yoldaş olan,

Bir senin aşkın, bir de telefonun kesintisiz çevir sesi...

Hiç kimse yokken yanımda; sen oluyordun, aşkım oluyordu,

Pink Floyd oluyordu, Queen oluyordu, Sting oluyordu benimle

Hiç bir arkadaşım yoktu konuşabildiğim

Sınırsız defter, kitap yığınları, bilgi yüklemesi ve

Yemeğin haricinde bir de ben vardım bu gecelerde

Geceler hep soğuktu, hep hastaydım, hep üşüyordum

Sevinemiyordum, sevilemiyordum, yaşayamıyordum

Hep canım yanıyordu, hep kötüydüm ve sen yoktun

Dışarıda şehir vardı, ışıl ışıl, sen vardın, sevgi vardı aşk vardı,

Sıcaklık vardı, sen yine vardın, sevgi yine vardı, aşk bir kez daha vardı

Ama ben içerideydim her zaman, duvarımın arkasında

Güvenliydi burası, ve uzaktı sevgiden aşktan senden ve senden ve yine senden

Sevemez miydin sen? Göremez miydin beni?

Yaşamıyor muydun, ağlamaz mıydın, hiç gökyüzünü seyretmez miydin?

Hiç bir şeyden zevk almaz mıydın?

Uçamaz mıydın?

Sonsuza kadar sevemez miydin?

Ama içeride yalnızlık, soğuk, karanlık; içeride gözyaşı, içeride acı, içeride...

İçeride güvenlikteydi ben, aşkım ve telefonum.

Gözüm hep telefondaydı, hep çalmasını bekledim.

Sen değil, herhangi biri, ya da yanlış numara,

Sen, bir aşık, bir sevgili, bir dost, bir arkadaş, bir kardeş, bir tanıdık, bir görevli, bir insan sesi bekledim...

Ama hiç duyamadım

Hiç konuşamadım

ve hep yalnızdım

Telefon sessiz duruyordu, konuşmuyordu, ses vermiyordu

Yanımda kimse yoktu, konuşmayı unutmuştum

Senin hayalin vardı bana arkadaşlık eden,

Bir radyom vardı gençlik gecelerimde bana yoldaşlık eden,

Bir de senin aşkın, bir de telefonun kesintisiz çevir sesi...

-----

Paddington Durağındaki Oyuncak Ayı

Demek hiç mi hiç hatırlamıyorsun beni

Ben, sırtında pardesü, bir elinde çantası, öbür elinde şemsiyesiyle bir gezginim

Bir kent gezgini, aşk gezgini...

Yağmurlu günlerde,

Sessiz bir şiir mırıldanması duyarsın arkanda ilk önce

Sonra yere basmaya bile kıyamayan bir çift ayak sesi

Başım öne eğiktir, bakışlarım sert

Ağlıyorumdur aslında, yanızlığıma

Daha sonra hiç farketmezsin yanından geçerken ben

En sonunda ay ışığının gölgesinde bir silüet kalır benden.

Sırtımda pardesü, bir elimde çantam, öbür elimde şemsiye

Farkıma varmazsın bile.....

Demek hiç mi hiç hatırlamıyorsun beni,

Bir istasyonda, ya da garajda

Çantamın üzerinde otururum ben

Pardesüm bükülü durur kucağımda

Şemsiye, pardesünün cebinde

Gözyaşlarım ise içimde

Asla farkıma bile varılmayan bir şehirden

Bir başkasına giderken hüzünlü,

Yanımdasındır aslında, ama...

Görmezsin beni, çantasının üzerinde oturan

Kucağında bükülmüş pardesü

Bir elimde sıcak nescafe,

Öbür elimde kime yazıldığını benim de bilmediğim bir aşk mektubu

Farkıma varmazsın bile.....

Demek hiç mi hiç hatırlamıyorsun beni

Bir yaz günü, sıcak bir yolda, yürürken

Pardesüm çantamda, o da bir elimde

Öteki elimde şemsiye, güneşten korusun diye

Yanımdan geçen arabanın içinde,

Bak görüyorum, gülümsedin yine...

Ama sen, görmezsin beni

Ve gözümde bir damla yaş, bir dünyadır kendi içinde

Yere bile düşmeden buharlaşır,

Farkıma varmazsın bile.....

Yükseklerden inerken sana yardım ederim,

Bazen konuşur, ipuçları veririm

Gözlerinin içine düşer, hep aynı azabı çekerim

Ve her zaman arkamı dönmüş giderken ben,

Bir elimde pardesüm, bükülmüş...

Diğer elimde çantam, içinde şemsiye

Boynum içeri gömülmüş;

Burnumu çekerim ben her zaman

Ve her zaman gözümde o bir damla yaş

Soğuktan titrerim, ve yalnızlıktan

O hiç bir zaman söyleyemediğim ve söyleyemeyeceğim bir çift laf ağzımda

Arkamı dönmüş giderken ben, çok uzaklara, güneş henüz tepedeyken

Ve sen öpüşürken başkalarıyla

Ben ağlarım bir tanem

Farkıma, varmazsın bile.....

-----

Ölüm

Daha ben ufakken, büyümemişken,

Yatağımla maceralara çıkardık

Yatağımdayken daha masum olurum ben

Biz beraber gökyüzüne uçardık...

Sabah, ama hava daha karanlık, herkes uykudayken

Ben, yatağımın içinde, uykum yarı kapalı, gözlerim yarı açık

Bu hayal alemi mi yoksa gerçek dünya mı derken

Yatağımın içinde, gerçek hayatla rüya imparatorluğu karmakarışık

Yaşardım en güzel anlarını hayatımın, sihirdi,

Uykunun büyüsü daha beni terketmemişti

Uyku henüz benimleyken yaşadım en güzel günlerimi...

Büyüdüm artık ben, erken kalkar oldum

Okul, ders, iş, falan filan, macerayı unuttum

Yataktayken artık masum değilim ben,

Şeytan benimle yataktayken, yalnız da değilim zaten

Sabah, ama hava daha karanlık, herkes uykudayken,

Dolmuşta, durakta, okul yollarında süründüm ben

Bu lanet olası yer ne yazık ki dünya

Rüyalarımı hatırlayamıyorum, hayallerim düştü suya

Yaşadım en koşuşturmacalı anlarını hayatımın, sinirdi...

Uykunun büyüsü beni çoktan terketmişti

Uyku gittikten sonra yaşadım en renkli günlerimi

Yaşlandım şimdi, yataktan çıkamaz oldum

En büyük maceramsa yerimden kalkmak

Ben artık, bir ceset kadar masumum

Bir sonraki durağımsa gökyüzüne uçmak

Sabah, ama hava daha karanlık, herkes uykudayken

Ben yatağımın içinde, şuurum yarı kapalı, gözlerim yarı açık

Burası cehennem mi, yoksa gerçek dünya mı derken

Yatağımın içinde, ölü bedenimle taze ruhum karmakarışık...

Gözümün önünde geçiyor hayatımın en güzel anları, faniydi

Yaşamın enerjisi, büyüsü şimdi terketmede beni

Son uykudan, son rüyadan önce son kez kapatıyorum gözlerimi...

-

Edebiyyat

Sitra Pontin (Atilla Birkiye'den)
MİNE

2/3/2006 14:10


Sitra Pontin (aktaran)
AŞK İSYANI, EVLİLİK NİSYANI KIŞKIRTIR

23/11/2005 11:37


sitra pontin
SİNEMANIN KRAL-OZANI ANDREY TARKOVSKİ

15/11/2005 10:17


sitra pontin
İçinde Beşiktaş geçen üç şiyir

10/11/2005 13:37


profesör kien
müfettiş chapuisat dizisi 100-101 (polisiye destanda yüzyıllık şiyirsellik)

30/1/2004 14:37


Serkan
Beni kan tutardı

8/10/2003 18:08


m.pençe
bir beşiktaşlılık öyküsü

16/1/2003 23:52


Cenk
Kafa Sesi

22/11/2002 11:13


MieLLeuX
Eski Bir Defter

19/2/2002 10:47


MieLLeuX
Yıllarca uzaktaki sevgiliye mektup...

28/1/2002 14:12


   Sonraki sayfa >>