PsikopatlarSaz Caz RakEdebiyyatVeni Vidi VıdıRopürtajBi Cift Laf EtDerdim VarLink Mink

Radical Noise Kerem
Yazan:Pençe Ropürtaj Team ( 31/8/2001 23:48 )

Pençe’ nin bayağı bir süredir aktif olmayan röpürtaj bölümünü canlandırmak, Algan Abi’ nin bitmek tükenmek bilmeyen ısrarları sonucu bendenize düşmüştü. Omuzlarına yüklenen sorumluluklardan hiçbir zaman kaçmayan körpe bir yürek olan bendeniz de kendisini kırmayarak kendime kurban olarak Radical Noise vokalisti Kerem’ i seçtim. Radical Noise hardcore çalan bir grup ve “Hardcore ne ula?” diye bir soru varsa aklınızda Saz Caz Rak bölümüne gider, fazla traş yapmadan Hardcore yazısını okursunuz. Pençe’ nin aman vermeyen sorularına Kerem’ in verdiği cevaplar ise aşağıda...

(Grupla ilgili bilgi isteyenler www.radicalnoise.net ‘ e göz atabilir)

Pençe : Pençe okurlarına öncelikle kendini ve grubunu tanıtır mısın?

Tabi, adım Kerem, Radical Noise 'un vokalistiyim. RN, yaklaşık 8 senedir hardcore/punk müzik icra eden bir topluluk

Pençe : Şarkılarınızda neler anlatıyorsunuz, neden İngilizce' yi kullanıyorsunuz şarkılarınızda?

Şarkılarımızda bahsettiğimiz konular çok çeşitli ama genelde çevremizde gördüğümüz ve bizi kızdıran olayları kendi bakış açımızla insanlara yansıtmaya çalışıyoruz. Mesela Sivas Katliamı gibi, Susurluk olayı gibi... Ağırlık olarak İngilizce sözler kullanıyoruz ama son albümümüz Plan B' de bu bahsettiğim konularla ilgili Türkçe şarkılar da mevcut. İngilizce söz yazmamızın özel bir sebebi yok açıkçası. Ben özellikle son iki yıldır eğer bestenin yapısı uygunsa Türkçe söz yazmaya çalışıyorum ama genelde yaptığımız müziğin yapısı İngilizce 'ye daha yatkın

Pençe : Kaç yaşında nasıl Beşiktaşlı oldun ?

Bunu hep anlatmak istemiştim...

Pençe : Anlat o zaman ahbap !

10 yaşına kadar Fenerbahçeliydim itiraf edeyim. O zamanlar BJK' nin efsane kadrosu ortalığı dağıtmaktaydı. İzmir'de oturuyorduk ve kardeşimle bize birer tane futbol forması alınmıştı, biri FB diğeri BJK' ydi. FB olan bana küçük geldi ben de BJK' yi giymeye başladım. Hikayesi kısaca bu

Pençe : Takım seçme hikayeleri genelde romantik olur ama seninki pek öyle olmamış anlaşılan...

Yani BJK üstüme tam oturdu.

Pençe : Beşiktaş senin için ne ifade ediyor? Kendini ne kadar Beşiktaşlı görüyorsun? BJK yle ilgili gelişmeleri ne kadar yakından takip ediyorsun?

Bu röportajda ne kadar açık konuşabilirim bilmiyorum ama BJK bana diğer takımlara göre çok daha samimi ve içten bir takım gibi geliyor. Bu belki de çocukluğumdan beri kafamda oluşmuş olan "halk takımı" imajının kalıntısıdır ya da koyu bir BJK' li olan babamın hep anlattığı gibi BJK' nin altyapıya ve gençlere önem veren bir takım görüntüsü çiziyor olmasındandır. Bilemiyorum... Kendimi ne kadar BJK' li görüyorum?; kendimi gerektiğinde takımımı acımasızca eleştirecek kadar BJK' li görüyorum. Ama son bir iki senedir futbolla eskisi kadar ilgilenemiyorum. Bunun sebebi artık futbol sayfalarında futboldan çok çıkar ilişkilerinin ve paranın konuşulması. Eskiden futbolcuların özel yaşamı idman saatlerinin dışında evlerinde yaşamlarını nasıl geçirdikleriyle ilgiliydi ya da futbol konuşan insanlar takımlarının oyun düzenini tartışırdı. Artık olay tamamen televole kültürünün etkisi altında...

Pençe : Futbolu kapitalizmin kitleleri uyutma yollarından biri olarak görmek sence ne kadar doğru ?

Bu, Türkiye gibi ülkeler için kısmen doğru bir yaklaşım. Astronomik ücretler alan futbolcular için üstünde giyecek giysisi olmayan insanların "helal olsun adam hak ediyor" demesi bunun bir örneği Ama bunu futbol adını verdiğimiz spor değil bu sporu bir uyuşturucu haline getiren medya yapıyor bence yani uyutan aslında medyanın kendisi, futbol burada bir araç. Bir yandan da özellikle Anadolu'daki bir çok ilde futbol aşırı sağ örgütlenmelerin baskısından kaçmak isteyen gençler için bir sığınma aracı gibi. Buna ben de bir Ege ’li olarak şahidim.

Pençe : Evet kapitalizm öncelikli aracı olan medyayı kullanarak futboldan ikincil bir araç yaratıyor diyebiliriz buna bence de...

Evet bu düşüncene katılıyorum yani sanırım önemli olan futbol' un hangi amaçla kullanıldığı ve ne yöne doğru geliştiği

Pençe : Peki entellektüel çevrelerin yukarıdaki söyleme paralel olarak futbolu küçümsemelerini nasıl değerlendiriyorsun?

Entellektüel çevrelerden kastın neo - liberal köşe yazarı tayfası ve onların yalakalarıysa, bu adamları hiçbir şekilde ciddiye almamak gerektiğini düşünüyorum. Uğur Mumcu ' nun çok güzel bir lafı var, "Türkiye'de insanlar bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluyorlar", bizim entellerimizin tek yaptığı her konuda olduğu gibi bu konuda da bu...

Pençe : Şimdi yine Beşiktaş' a dönelim... Yeni yönetimin 1 senelik performansı nasıl sence? Daha doğrusu önümüzdeki sezon için ümidin var mı?

Bence Scala' nın gönderilmesi büyük bir hata... BJK eskiden senelik başarıların peşinde koşan bir takım değildi ve bu anlayışın da öyle hemen değişeceğini sanmıyorum, umarım değişmez. Ama bu yönetim gerek transfer politikası, gerek hocanın futbolcuları çalıştırma tekniklerine bile müdahale etmesiyle BJK geleneklerinin tam tersi bir çizgide ilerliyor. Scala kadar futbolcunun moral ve fizik kondüsyonuna önem veren başka bir hoca gelmedi BJK’ ye uzun zamandır. Bu adamdan faydalanmayı beceremediler, sabredemediler diye düşünüyorum... Gelecek sezon için açıkçası bu anlayış devam ettiği sürece bir ümidim yok. BJK tekrar uzun vadede başarılı olacak bir takımın temellerini atmaya hazır kaliteli bir hocayla anlaşmalı, altyapıya önem vermeye tekrar başlamalı

Pençe : Son günlerde basketbolda en çok konuşulan konu BJK’ nin yabancı oyuncu oynatmama kararı... Bu karar hakkında fikirlerin nelerdir?

Bu karardan haberim yoktu, bir yandan yerinde bir karar olduğunu düşünüyorum şu anda ama bu kararın hangi amaçla alındığına bağlı. Yani amaç paradan tasarruf etmekse uzun vadede bunun genç Türk basketbolcularının geleceği için pek faydası olacağını hiç sanmıyorum. Ama eğer amaç Efes Pilsen' in yarattığı gibi efsane bir kadro yaratmaksa saygı duyuyorum bu karara. Diğer yandan da takımdaki diğer oyuncuların psikolojik direncini ve forma için arzusunu arttıracak bir iki yabancının takıma faydalı olabileceğini düşünüyorum

Pençe : Beşiktaş geçtigimiz hafta kapanan troy pilsenerden yaşları 20 yle 23 arasında değişen 5 oyuncu transfer etti, kadrodaki oyuncular da çok genç. Muratcan, Nedim, Onur , Erden 20 - 22 yaşında oyuncular. Ahmet Kandemir’ le de 3 senelik bir sözleşme yapıldı, alt yapıya yatırım kararı alındı...

O zaman güzel bir karar demektir.

Pençe : Bence de onlara abilik yapacak en az 1 tane çok kaliteli yabancı gerek, yoksa Türkiye ligi yabancısız tutunulacak bir lig gibi gelmiyor bana...

Ama dediğim gibi basketbolda koçtan farklı olarak, tecrübeli bir yabancı da gençlere çok şey öğretebilir. Bana göre futboldan farklı olarak daha soğuk ve disiplinli bir ilişki vardır basket koçuyla basket oyuncusu arasında. Bu yüzden bir yabancının faydası büyük olabilir

Pençe : Takip ettiğin Beşiktaş siteleri var mı internette?

Açıkçası Penche dışında yok, Forza Beşiktaş 'ı okuyordum fakat uzun süredir takip etmiyorum

Pençe : Favori futbolcuların var mı ? Varsa hangileri ?

Favori futbolcularım Nihat ve gününde olduğu zaman İbrahim. Açıkçası Gökhan, Recep ve Amokachi gibi "işinin ehli" adamları özlüyorum bir nebze.

Pençe : TC’ de ezelden beri sporda,sanatta vb. temel sorunlardan biri yurtdışına açılamamaktır... Ancak son yıllarda Türk futbolcular yabancı ülkelerdeki büyük takımlara sıkça gitmeye başladı... Bunun benzeri bir durumu müzik dünyasında ne zaman görebileceğiz sence?

Müzikal olarak çark futboldan oldukça farklı işliyor aslında. Şöyle ki, bizim yaptığımız müziğin dinlendiği oldukça ticari bir endüstri mevcut ve bence bizim gibi grupların bu endüstride hiçbir şansı yok orada yaşamadığımız sürece. Biz biraz istemeden de olsa bu firmalarla içli dışlı olduk ve ilk etapta müzikten başka her şeye önem verdiklerini gördük

Pençe : Ne gibi?

Mesela sadece ABD' li olmadığımız için bizi lisanslamayan firmalar oldu. Ama albümden kendilerine birer kopya aldılar. Seviyor adam ama orada satmak için uğraşmıyor. Ama bu endüstrinin kısmen de olsa dışında kalmış olan firmalar ve insanlar var ve bu insanlarla devamlı kontak içerisindeyiz. Mümkün olduğunca yaptığımız müziği duyurmaya çalışıyoruz. Mesela son olarak ben www.punkinternational.com adlı yabancı bir siteye Türkiye’ deki hc/punk gruplarını anlatan bir piyasa raporu yazdım. Böyle böyle duyurmaya çalışıyoruz kendimizi. Futbol' da futbolcunun reel performansı onun yurtdışına gidebilmesi için yeterli. Ama müzik artık neredeyse tüm katmanlarıyla bir endüstri ve bir iş endüstri haline geliyorsa artık mühim olan nitelik değil onu pazarlayan paket olmaya başlıyor maalesef...

Pençe : Sorular bitti son olarak eklemek istediğin bir şey varsa buyur...

Bugüne kadar yaptığım en farklı röportajdı. BJK yönetimine bir sözüm olacak ; benim gibi bir sürü insan takımın başına geldiklerinden beri yaptıkları hatalar yüzünden takımdan soğuyor. BJK taraftarı diğerleri gibi taraftarlığı 5 senede bir değiştirmez ama küserse de fena küser. Bunu akıllarında tutsunlar. Ayrıca röportaj için teşekkürler.

Pençe : Biz teşekkür ederiz.

PIRT adına Yiğit

Ropürtaj

sitra pontin
ALEN (Tempo'dan)

15/11/2005 10:20


Yıldıray
Zuhal Olcay'la "SiyahBeyaz" Söyleşi

25/10/2002 00:01


PRT/Eugene
Isırırdım !

16/10/2002 14:13


Pençe Ropürtaj Team
Christopher Nolan'la Ropürtaj (Esquire'dan)

26/11/2001 13:48


Pençe Ropürtaj Team
Zeki Demirkubuz Ropürtajı (NTVMSNBC'den)

26/11/2001 13:45


Pençe Ropürtaj Team
İçe Dönük Bir Suluboya - (Bjork)

19/11/2001 09:37


Pençe Ropürtaj Team
Murat Kosova ile Dipdibe

20/9/2001 20:08


Pençe Ropürtaj Team
Radical Noise Kerem

31/8/2001 23:48


Pençe Ropürtaj Team
Oğlum sarı, anlat…

29/8/2001 22:24


Pençe Ropürtaj Team
Bi tane daha yersen, onbeş olucak abi...

29/8/2001 22:17