PsikopatlarSaz Caz RakEdebiyyatVeni Vidi VıdıRopürtajBi Cift Laf EtDerdim VarLink Mink

Murat Kosova ile Dipdibe
Yazan:Pençe Ropürtaj Team ( 20/9/2001 20:08 )

Türkiyede maçları en heyecanlı ve en güzel anlatan spikerlerin önde gelenlerinden bize göre. PRT (Pençe Ropürtaj Team)'den büyük ropürtajcılık olayı. Evet ta kendisi Murat Kosova. Murat Kosova ile tanışmamız kendisine sorduğum "Arsınıl mı? Arsenal mi?" mailiyle başladı. Kendisi sağolsun hemen cevap verdi bu soruya. E tabi bende yüzsüz bir şahıs olduğum için hemen ropürtaj teklifini sokuşturdum araya. Olumlu yanıt (+) alıncada bu aşağıdaki ropürtaj çıktı ortaya. Buyurun okuyun o zaman.

-------------------------------

>>Öncelikle (klasik olacak ama) bir özgeçmişinizi öğrenebilirmiyiz?

İstanbul Fen Lisesi , İTÜ İnşaat Müh. mezunuyum. Eng ve Fra...

Önce basketbol (BJK minik) sonrasında futbol (Üsküdar Anadolu, Beylerbeyi, Beykoz) oynadım. Sol bilek ve sol dizimden ciddi operasyonlar geçirdim ve 17 yaşında faal spora veda ettim. California'da (Santa Barbara) bir süre City College'da Spor Entertaintment departmanında çalıştım. 9-10 yıl önce SHOW-TV kurulduğunda, İlker Yasin'in ekibinde TV olayına girdim. Futbol Mundial'de editör olarak 6-7 yapıma imza attım. NTV 'ye transferim sonrası zorla ekrana çıkarılıyorum (hala bu olayı sevmiyorum). Benim için en iyi iş bir futbol maçını stadyumdan yorumlamakdır. (anlatmak)

>>Beşiktaş'lı olmanıza bir etken varmıydı?

Babam bir süre BJK yönetiminde yer almıştı... Ve 3-4 yaşından beri futbol maçına giderim.

>>Türkiye dısındaki liglerden tuttugunuz takımlar nelerdir.(İspanya,İtalya,İngiltere vs)

Gözümü açıp tutmaya başladığım takım Liverpool'dur. (BJK sonradan gelir)

Real Madrid'in de hayatımda çok önemli bir yeri vardır.

İtalya'da tuttuğum bir takım yok. Ama Hakan gittiğinden beri İnter'i tutuyorum. (Şimdi daha da çok tutuyorum)

>>Canlı yayındaki aksaklıklar sizin için her ne kadar iğrenç bir durum olsada,biz izleyiciler için genellikle komik oluyor. Yani uzun lafın kısası, böyle birşey başınıza geldimi?

Çooooooook. 1998'de Casablanca'da Fas, Fransa, İngiltere ve Belçika'nın katıldığı Kral Hasan Turnuvasını anlatıyordum. Turnuva kitapcığında berabere biten maç sonrası (90 dak.) direk penaltılar diyordu. İngiltere-Belçika maçı 1-1 bitmişti. Maç boyunca bu olayı anons ettim. Maç bitti herkes vedalaşmaya başladı. Futbolcular formaları değişti, hakem topu alıp soyunma odasına yöneldi. Benim de tansiyon 45'e vurdu. IG-mıg derken, sahaya takım elbiseli bi adam girip koşmaya başladı... Herkesi durdurup bir şeyler söyledi... Sonra anlaşıldı ki kimsenin, hakemler dahil kurallardan haberi yoktu. Saha da şöyle bir resim oluştu... Herkes penaltılar için kendi formasını aramaya başlamıştı. Ben paçayı kurtarmıştım ama o 5 dakika neler saçmaladığımı hatırlamıyorum...

>>Sizin için "Avrupa futbolu konusunda Türkiye’deki en önemli uzmanlardan biri -belki de birincisi-" diyorlar biliyorsunuz.

Bunu kabul etmiyorum... Uzman değilim. Sadece çok seviyorum ve elimden geldiğimce takip etmeye çalışıyorum. İşim bu değilken daha yakından takip ederdim. Şimdi zorlanıyorum. Bana kalırsa önemli olan bilmek değil, bilgiye ulaşmayı bilmektir. Buna ek olarak bilgini insanlarla paylaşmayı da bilmek önemli olabilir.

>>Sitemizi nasıl buldunuz, neler düşünüyorsunuz?

Site hakkında; renkler, tasarım ve kenidinize has tavrınız pozitif.

Ama biraz yırtıcı ve agresif karşılama beni irite etti, daha soft bir yaklaşım daha çok insanı bağlayabilir kanısındayım.

başarılar...

>>Peki Beşiktaş'ın şu anki genel durumunu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

NTVMSNBC 'ye kısa bir değerlendirme yazdım. Spor-yazarlardan girebilirsiniz. (Bunun üzerine bahsi geçen yazıya kopi ve past güzelliği yapılmıştır. PRT)

Herşeye rağmen önümüzdeki sezon daha iyi olacak kanısındayım. Nasreddin Hoca’ya iki bardak ayran gösterip, hangisi daha güzel bir tadıp bize söyle demişler. Nasreddin Hoca birini taddıktan sonra, eliyle diğerini gösterip “bu güzel” demiş. Bunun üstüne iddiaya girenler, “Hoca onu daha tadmadın ki?” demişler. Hoca’da “bundan daha kötü olamaz” demiş.

Krizin belimizi büktüğü şu günlerde aslında FIFA’nın yeni uluslararası transfer yönetmeliği kulüplerin imdadına yetişti. Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin liglerinde Bosman sonrası esen rüzgarlar, artık bizde de daha şiddetli esecek. Hülle kavgasının sürdüğü şu günlerde herkes dört gözle FIFA’nın 15 Temmuz’daki açıklamalarını bekliyor. Bundan sonra tüm dünyada futbolcuların borusu ötecek. Kulüpler stratejilerini çok iyi saptamalı ve artık çok daha iyi alt yapı ve ‘scout’ sistemi kurmalı. Bu işi en iyi İngilizler’in yaptığını belirtmeliyim. Kriz davullarının dövdüğü kafalar artık girdi-çıktı dengesini çok iyi yapan ve buna paralel olarak her seviyede başarıyı yakalayabilen klüpleri incelemeye almalı, sabırla bu örnekleri Türkiye’ye taşımalı.

15 Temmuz sonrası Beşiktaş da, Samsunlu İlhan ve Tümer’i kadrosuna katmayı planlıyor. Bu sadece Samsun kulübüyle anlaşılması durumunda söz konusu olabilir. Çünkü FIFA 12 aylık bir periyod içinde oyuncuya sadece bir transfer yapma hakkı tanıyor. Anlaşılması durumunda özellikle İlhan, Daum’un planlarının ve hedeflerinin gerçekleşmesinde çok önemli bir rol oynayabilir. Tümer de süratli ve boş alan bulursa çok etkili olabilen bir oyuncu. Alman ekolünü taşıyan İlhan çok haraketli ve yıpratıcı bir hücum oyuncusu. Nouma kalsaydı çok iyi bir ikili oluşturabilirlerdi. Nouma kalsaydı?

Aslında Beşiktaş’ın soru işareti taşıyan transferi Norveçli Arild Stavrum. Oyunu çok soru işareti taşımıyor aslında. İskoç liginin en çok gol atan ikinci adamıydı. Soru işareti Daum’un Stavrum’u hiç izlemeden kadroya katması?

Daum’un ortasahaya transfer ettiği Sixten Veit ise Herta Berlin’de genellikle yedek soyunan bir isimdi. Defansif özellikleri ile ön plana çıkan Veit’ın fiziği çok iyi. Devamlı oynamaya özlem duyan biri olması belki de iyi bir motivasyon sebebi olabilir.

Orta sahaya bonservis bedeli vermeden alınan bir başka isim ise Tunuslu Baya. Üç sene önce Futbol Mundial’de yakından tanıma fırsatı bulduğum Baya, aslında bu süre içinde yerinde saydı. Yine de oynadığı takımların Freiburg ve Tunus Milli takımları olduğunu düşünürsek, onu pek suçlayamam. Fenerbahçe’li eski takım arkadaşı Ali Güneş ise onun için çok olumlu şeyler söylüyor.

Alman dilini konuşan isimlerden biri de Necat Aygün. Necat, 1860 Münih takımında geçtiğimiz sezonun en çok gelecek vaad eden defans oyuncusuydu. 1860 Münih’de bu yüzden onu Beşiktaş’a pişmesi için bir yıllığına kiraladı. (En son Avrupa’dan kiralık gelen isim Ferdinand’dı sanıyorum?!) Fakat sezon boyunca bir dakika bile forma giymeden nasıl bir gelecek vaad etmiş olabilir? Herşeye rağmen antremanları izleyen arkadaşlar ‘takımın en iyisi’ yorumunu yapıyor.

Yurt içinde yapılan kaliteli transferler de var. Trabzonspor’dan gelen Tamer Tuna, Çanakkale’den beri oyununu her yıl daha da geliştiriyor. Çok hızlı ve çalışkan bir oyuncu. Ofansif yönü biraz daha gelişirse direkt oynayabilir.

Ahmet Yıldırım’ın ve Mehmet Aksu’nun, Ayhan’la takas edildiklerini söylemek de yeterli sanıyorum.(Bkz. İkinci paragraf, Nasreddin Hoca fıkrası)

N’Gotty’den vazgeçildikten sonra defans ve ortasaha’ya yapılması beklenen iki transfer daha var. Yöneticiler, bu transferleri, Nouma’dan gelen parayla yapacaklarını söylüyor.

Doğrusu Beşiktaş son yılların en büyük kadro (kabuk) değişikliğini yaşıyor. Bakalım Daum, kriz dalgasının yuttuğu umutları tekrar canlandırabilecek mi? Ama ucuz etin yahnisi de...

>>Eyvallah Murat Kosova...

PIRT adına Erdem

Ropürtaj

sitra pontin
ALEN (Tempo'dan)

15/11/2005 10:20


Yıldıray
Zuhal Olcay'la "SiyahBeyaz" Söyleşi

25/10/2002 00:01


PRT/Eugene
Isırırdım !

16/10/2002 14:13


Pençe Ropürtaj Team
Christopher Nolan'la Ropürtaj (Esquire'dan)

26/11/2001 13:48


Pençe Ropürtaj Team
Zeki Demirkubuz Ropürtajı (NTVMSNBC'den)

26/11/2001 13:45


Pençe Ropürtaj Team
İçe Dönük Bir Suluboya - (Bjork)

19/11/2001 09:37


Pençe Ropürtaj Team
Murat Kosova ile Dipdibe

20/9/2001 20:08


Pençe Ropürtaj Team
Radical Noise Kerem

31/8/2001 23:48


Pençe Ropürtaj Team
Oğlum sarı, anlat…

29/8/2001 22:24


Pençe Ropürtaj Team
Bi tane daha yersen, onbeş olucak abi...

29/8/2001 22:17