PsikopatlarSaz Caz RakEdebiyyatVeni Vidi VıdıRopürtajBi Cift Laf EtDerdim VarLink Mink

Christopher Nolan'la Ropürtaj (Esquire'dan)
Yazan:Pençe Ropürtaj Team ( 26/11/2001 13:48 )

Memento'nun konusu Los Angeles'a giderken mi oluştu?

Evet. Kardeşim Jonathan ile birlikte Chicago'dan Los Angeles'a dönüyorduk. Bana üzerinde çalıştığı yeni hikayesinin taslaklarını gösterdi. Ama bunlardan pek memnun değildi. Ben de ona, buraya kadar yazdığı hikayeyi alıp senaryo yapmak istediğimi onun da hikayeyi yazmaya devam etmesini teklif ettim. O da kabul etti. İkimiz de ayrı ayrı yazmaya devam ettik. Sonuçta ortaya çıkan fimin senaryosu hikayeden farklı ama ilk başta benim ilgimi çeken unsurlar yine burda.

Film ilk olarak nerede gösterildi?

İlk olarak Venedik Film Festivalinde 1500 kişilik muazzam bir salonda gösterimi yapıldı. Guy Pearce ve yapımcılarla birlikte oturuyorduk. Salonda çok yoğun bir atmosfer vardı. Altyazılarda filmin içerdiği mizah pek etkili olmayabiliyor. Bu yüzden oldukça sessiz ve dikkatli bir izleyici vardı. Filmin sonları yaklaşırken aklıma daha önce Venedik hakkında duyduğum bir söz geldi. Venedik'te seyirciler bir filmi beğenmezlerse uzun süre yuhalarlar. Ben bunları düşünürken film bitti ve o arada geçen birkaç saniyede yuhalayacaklar mı yoksa alkışlayacaklar mı gerçekten tahmin edemedim. Bu sırada burasının bir yönetmenin olması gereken yer olduğunu anladım, bu riski göze almanın önemini hissettim ve kendimle gurur duydum. Sonuçta tüm seyirciler ayağa kalkarak dakikalarca alkışladılar. Aslında o zor anda oldukça rahattım. Çünkü yeni bir yönetmen olarak benim için en önemli sınavın bu olduğunu düşündüm. Eğer daha önce yapılmış şeyleri yapacak olsam kendimi zorlamanın bir anlamı olmazdı.

Memento, Sundance Film Festivalinde gösterildiği zaman da en büyük seyirci topluluğuna ulaşan film oldu. Salondaki 1270 koltuk tamamen doluydu. Seyircinin tepkisi nasıl oldu?

İnanılmaz güzeldi. Film sabah saat 9'da gösterileceği için açıkçası salonun dolmasını beklemiyordum. Ama tamamen doluydu ve çok heyecanlı bir topluluktu. Film sonrasında herkes birbirine sorular soruyordu.

Oldukça yoğun ilerleyen filmin bazı bölümlerinde mizah da var.

Hikaye oldukça ciddi. Ancak bir parça mizahın hikayede bulunması gerektiğine inandım. Guy ve ben, bu karakterin varolabilmesi için bir mekanizmasının olması gerektiğini ve kendine az da olsa gülebilmesinin gerektiğini düşündük.

Bence bu sayede izleyici ona gülmüyor, onunla birlikte gülüyor. Böylece oldukça karanlık olan hikaye bir nebze de olsa aydınlanıyor. Ayrıca Joe Pantoliano'nun karakteri Teddy'nin de bu mizahta etkisi büyük.

Biraz oyuncular hakkında konuşalım. Joe Pantoliano (Teddy) hakkında ne dersiniz?

Bence Joe, kendini bir oyuncu olarak gösterebilecek rolleri bulmakta sıkıntı çekiyor. Genelde oynadığı karakterler sinsi ve güvenilmez arkadaş rolleri. Bu filmde de buna benzer bir rolde ama filmin sonundaki sahnede olduğu gibi, fırsat verildiği zaman çok daha karmaşık sahnelerde başarıyla oynayabileceğini gösteriyor. Son sahnelerdeki oyunuyla izleyenin kafasını karıştırıyor ki bence bu bir karakteri oynamak için çok yaratıcı bir yöntem. Harika bir oyun çıkardığını düşünüyorum.

Carrie-Anne Moss'u herkes Matrix'de siyah deri içinde harika görünen kadın olarak hatırlıyor.

Evet bunu birçok kişiden duydum. Aslına bakarsanız ben Matrix'i izlediğimde Moss'un çok farklı iki yönünü gördüm. Bir tarafta güçlü ve sert yapısı diğer yanda ise çok daha duygusal olduğu sahneler. Her iki kimliği de başarıyla oynadığı ve bize Natalie karakteri için böyle bir oyun gerektiği için uygun olacağını düşündüm. İlk görüşmemizden sonra hikayeyi kavrayıp, ne yapmak istediğimizi tamamiyle anladığını görünce çok iyi performans vereceğinden emin oldum.

Ayrıca Moss, Memento ile Matrix arasındaki benzerlikleri gördü. Çok farklı şekillerde anlatılmış olsa da her iki film de gerçeğin nasıl kişiden kişiye değiştiği ile az çok ilgili. Bu sebeplerden onunla çalışmayı istedim çünkü filmde bazı çok önemli sahneleri var. Aynı şey Guy Pearce içinde geçerli. Bence insanlar henüz onun ne derece iyi bir aktör olduğunu tam olarak anlamadılar. Ama bu filmden sonra aldığı tüm övgülere layık çünkü bence en inanılmaz işi o yaptı.

Evet Guy Pearce inanılmaz bir oyun çıkarıyor. Peki senaryoyu yazarken aklınızda oyuncuları belirlemiş miydiniz?

Senaryo yazarken oyuncuları düşünmemeye çalışırım. Çünkü oyuncu düşünürseniz onların ya son filmindeki performasından ya da en sevdiğiniz rolünden etkilerirsiniz ki, bu da yazdığınız senaryoyu belli bir yöne çeker. Bu yüzden daha genel düşünmeye çalışırım. Herşey bittikten sonra "Evet, bu karakteri kim oynayabilir" sorusunu kendinize sorarsınız.

Memento'daki Leonard karakteri için konuşursak, bu karakteri aslında birçok değişik yaş grubundan çok değişik yapıda oyuncu oynayabilirdi. Burada esas önem verdiğim çok yetenekli bir oyuncu olması ve tüm filmi sırtında taşıyacak kapasitede olmasıydı. Çünkü Leonard filmde neredeyse her karede perdede görünüyor. Guy Pearce ile ilk buluştuğumda film için çok istekli olduğunu anladım. Ayrıca son derece titiz çalışan ve kendini tamamen projeye adayan biri olduğunu gördüm. Bu da çok önemliydi. Çünkü bütün filmin çekimlerini sadece 25 günde bitirdik.

Kardeşiniz film hakkında ne düşündü. Beğendi mi?

Zaten o da benimle birlikte çalıştı ve ortaya çıkardığımız filmden son derece gurur duyuyor.

Filmin sitesi otnemem.com sizin kontrolünüzde mi? Çünkü burda film hakkında bazı ipuçlarına ulaşabiliyoruz.

Evet, çünkü siteyi tasarlayan ve hazırlayan kardeşimin kendisi. Nasıl olmasını istediğimizi birlikte planladık. Bu yüzden orada olup biten konusunda çok dikkatliyiz. Sitenin amacı burayı sadece filmin dünyasıyla kısıtlamadan, karakterin filmin başında gördüğümüz durumuna nasıl geldiğine dair fikir vermekti.

Filmin dağıtımı nasıl yapılıyor. Çok sayıda sinemada mı gösterime girecek yoksa az sayıda sinemada gösterime sokulup insanların tepkilerine göre mi arttırılacak?

Evet önce belirli bir sayıda salonda gösterime sokacağız. Sonra ümit ediyorum ki, izleyenlerin tepkilerine göre bu sayıyı arttırabiliriz.

Senaryo kardeşiniz Jonathan Nolan'ın yazdığı kısa hikayeden uyarladınız. İnsanlar bu hikayeyi okuma şansına sahipler mi?

Filmi izlediğime göre size fimin sonu hakkında bazı sorular sormak istiyorum.

Önce kayıt cihazını kapatmanız gerekiyor!

Peki Memento'nun şimdiden bir kült klasik olarak görülmesine nasıl bakıyorsunuz?

Bazı filmlere tutkuyla bağlanırım ve onları defalarca seyrederim. Bunu hiç sıkılmadan yaparım. Aynen insanların aynı şarkıyı defalarca dinlemeleri gibi. Açıkçası yapmak istediğim de böyle bir filmdi ve eğer gerçekleştirebildiysem, bu bana ve filmde çalışan herkese yapılabilecek en büyük iltifat olur.

Christopher Nolan'ın yeni fiilmi Norveç yapımı Insomnia'nın yeniden çevrimi. Filmde Al Pacino, Robin Williams we Hilary Swank rol alyor. Nolan, Pacinoyla çalışmaktan duyduğu heyacanı dile getiriyor ve onun için "aktörlerin aktörü" diyor. Film hakkında ise" Orijinal film harikaydı. Ama ben filmin özünü alıp biraz daha değişik bir şekilde konuyu oluşturacağım" diyor. Mükemmel bir kadro bir araya getirdik. Pacino, Williams ve Swank'in her biri Oscar'lı oyuncular. Sanırım Oscar'ı olmayan tek kişi ben olacağım!"

Bu pek uzun sürmeyecek gibi gözüküyor...

Ropürtaj

sitra pontin
ALEN (Tempo'dan)

15/11/2005 10:20


Yıldıray
Zuhal Olcay'la "SiyahBeyaz" Söyleşi

25/10/2002 00:01


PRT/Eugene
Isırırdım !

16/10/2002 14:13


Pençe Ropürtaj Team
Christopher Nolan'la Ropürtaj (Esquire'dan)

26/11/2001 13:48


Pençe Ropürtaj Team
Zeki Demirkubuz Ropürtajı (NTVMSNBC'den)

26/11/2001 13:45


Pençe Ropürtaj Team
İçe Dönük Bir Suluboya - (Bjork)

19/11/2001 09:37


Pençe Ropürtaj Team
Murat Kosova ile Dipdibe

20/9/2001 20:08


Pençe Ropürtaj Team
Radical Noise Kerem

31/8/2001 23:48


Pençe Ropürtaj Team
Oğlum sarı, anlat…

29/8/2001 22:24


Pençe Ropürtaj Team
Bi tane daha yersen, onbeş olucak abi...

29/8/2001 22:17